Ekim, 2008 için Arşiv

duvarlarla

Her yanım dört duvar, her yanım dört duvar!…
Yürüyorum, yürüdükçe sayıyorum adımları,bir iki, bir iki… Vardığım her yer, gitmelerden anladığım dönmeler, ulaştığım yol, hep duvar… Dönüp dolaşıp geliyorum, bir, iki, bir, iki… Her adımda, bakıyorum karşımda duvar… Her yanım dört duvar…. Her duvarda bir ayna var, aynadaki aksimin arkasında duvar… Yüz şaşkın, eller boş, dokunuyorum, dört [...]

Okumaya devam et »

günlük

Şu an günün bitmesine 35 dakika var… Hayatımdan bir gün daha eksilirken ilk kez günlük tarzı bir yazı yazayım dedim, oturdum klavyemin başına… Her zaman koşuşturmalı bir yaşamın içinde kaybolup giden bir resim, resim içinde hızla ilerleyen bir kare olduğumu düşünmüşümdür… Ayrıntılarla daha çok ilgilenirim, ana konular dışında kalan küçük ayrıntılar dikkatimi çeker… Bu günün [...]

Okumaya devam et »

İÇERDEYKEN….

İÇERDEYKEN….
Tam da oldu diyordun, bu kez anladın, bu sefer yakaladın insan sesini, dost sesini, yalansız, riyasız, çıkarsız yaşanılırmış dediğin bir andı, nadir anlardandı, bu kez yaşanır hayat, gecelere saklanmak yersiz derken, yakalandın… Yine yakaladın.. Yine gecelerde bir tek yıldızsın, ışığı sönük, sabaha yenik…
İçeriye saklandın, içeriye hapsettin seni… Gücünü aldılar, zayıfladın bir deri bir kemik kaldı [...]

Okumaya devam et »

ayna

 

Yüreğime değdi sözleri
Söylemeye ne hacet
Ne verdimse almadı
Nereye gitsem gurbet
Yakamı bırakmadı,
Rüzgara saldı beni….
Kuş kadardı gözleri
Tuttum, bırakmadım elini
Anlamadı yüreğimi
Yar, deyip de sevdiğim
Can evimden vurdu beni…
Yoluna taş koymadım
Sözüne baş olmadım
Gözünde yaş koymadım
Dikenine gül uzattım
Dost deyip de can bildiğim
Tarumar etti , beni…
ferkulum kanma sözüne
İnsan dediğin bir hüzme
Işığı hep kendine,
Yapıştı mı yüreğine
Karanlığa salar seni….
ferkul
15eylül2008
 
 

 

 

Okumaya devam et »

masumiyet müzesi

Çok fazla söylenilecek şey yok…Okunmalı… Gerçekten okunası bir kitap… Okudum, bir solukta, bitmesini istemeden, ama buruk bir acıyla çöreklenmiş bir kalple… Sanırım oradaydım, masumiyet müzesi hepimizin yaşamında yer eden, kopamadığımız hatıraları simgeliyor gibi, anları, yaşanmışlıkları, yaşanmamışlıkları, hatta unutamayışları…

Yalnız kitabı okurken dikkat ettim, her cümlede, her sayfada Orhan pamuk’un yüzü , resmi karşıladı beni… İlk kez [...]

Okumaya devam et »

ALTI KÜÇÜK YÜREK

 
                             
 
 
BENİM BALONLARIM VARDI
 
ONLARI KİMLER ALDI?..
 
Bayramları sevemedi hiçbir zaman… Bayramlar güzel günler getirmezdi ki hiç… Ne ondan bir parça olabildi, ne sevinçten bir tutam olan günlere dönüşebildi bayramsız bayram sabahları . O sabahlarda yaşanırdı,  niyeyse ve neden’ selerin i bilmediği,  şimdi bile anlayamadığı o yüksek sesli,  büyük kalabalık kavgalar,  kırgınlıklar… O sabahların getirdiği hüznü, altı [...]

Okumaya devam et »