köyümüze dönelim artık

 Yorgun  bir köylüyüm

Kalabalıklarda    unutulmuş.

Elimde   bavulum,

Yüreğimde    umudum,

Şehir    sevdasına,

Yollara    düşmüşüm

Bin bir umutla çıkmıştım yola. Başka sandım, daha çok kazanır, daha çok yenilenir, sandım düşüncelerim… Topraktaki fidanlarım büyür sandım şehrin kalabalığında kaybolursam… Unuturum sandım Ayşe kadını, uzaklara karışırsam…

Bizim toprağımızda insanlar yağmurla beslenir, sevda kaşığımızda, şefkat kapımızda bekler yolunu… Selam bahçelere, tarlalara  serpilmiş çiçekler gibi, besler dostluklarımızı… Uzak bakışlarda saklanmaz gülüşlerimiz. İçtendir, samimidir, kin büyütmez kardeşliğimiz

Yitik insanlar şehri burası… Konuştukça bağırıyor gözleri. … Şefkati yok saymış… Işıktan nasibini almamış yürekleri.  Gündüzü   gece,  gecesi aydınlıklarda boğulmuş. Çok koşmaktan yorulmuş, şefkat nedir, sevgi ne demektir, almadan vermek neydi, unutmuş…  Bu şehri sevmedim, bu şehir insanlarını tüketmiş, yutmuş…

 Yoruldum bu şehirde… Issızlığı kalabalığında, cesareti yüreksizliğinde kendisiyle birlikte yok etmiş gitmiş insanları..Beni de yutmadan bu şehir , karanlığında kaybolmadan, insanında yok olmadan,  köyümün serin suyundan, içeyim. Ayşe kadınımın o tanıdık, saf sessizliğindeki sesinde bulayım kendimi.Anacığımın katışıksız sevgisinde  yüzeyim…

Köyüme döneyim…

 ferkul

                      26 Ağustos 2007

Bir Yanıt to this post.

  1. Posted by hayatyolcusu on Haziran 1, 2008 at 1:59 pm

    Cok güzel bir yazi. Paylasim icin tessekurler.
    Agrica benim bloguma’da beklerim
    http://hayatyolcusu.wordpress.com/

    Yanıtla

Bu yazıya cevap ver