Sana yürümek yakışır şimdi

Sana dinginlik yaraşır, bana yalnızlık şimdi… Dönülesi yollardasın, uzanası kollardasın… Yoksulluktan nasibini almış sözlerin… Yorulmuşsun biteviye yaşarmış’lıklardan… Gibilere tutsaksın şimdi…  Donakalmış ufuklarda gözlerin… Uzak bakışlı, durgun sular almış yüreğini… Kendi sularında yitik kalmışsın,  kendi sılanda garip… Yaralarını sen sarar olmuşsun, kendine kanar, aynalara yakarır olmuş yüzün…

 

Dört duvar bir odaya   adımlarını saymış yürümek bilmez ayakların…  Her adım unutturmuş yaşamaktan  saydığın  duyguları… Bir adım, sevgiye, bir adım hasrete, bir adım geçmişe sayfa olmuş, unutulmuşsun… Dört duvar, dört çerçeve bu kadar mı hünerli?  Böylesi kayboluş yakışmamış sana… Topla duvardaki resimlerini, dışarıya at adımlarını.  Dışarısı bahar,  dışarısı   kan kırmızı gün batışı… Güneşten senden yana,   dünya sırtında taşıyor  yüreksizliğini…

 

Yılgın insanlar topluluğu  çevrelemiş yaşamını… Yılmaktan yanıldığını göremez olmuşsun… Her geçen günde  vazgeçerken  kendinden, bir parça eksilirken,  küçük bir yumak olmuş benliğin evrende, göremiyorsun… Bir çift göz gerek sana şimdi, bir  çift  yürek gerek, coşkun denizinde dalgalarıyla seni kaldıracak… Bir çift el gerek tutup kaldıracak…  Silkinip arın şimdi, topla kırık parçalarını dünyadan… Ellerinle yeniden  kur, yaşam denilen yanılgıyı…

 

Yakamozlar gibi,  coşkun sular gibi, çağla, haykır,  bağır bağırabildiğin kadar, kendini anlat, sevdanı  yazar gibi,  umuda kuşan zırhını… Açıl özgürlük denizine, yelkenlerin hep fora… Dik dur  kalkamazsın, , eğilirsen  … Yakışmaz sana düz duvarda yürümek…Yakışmaz sana durgun suda boğulmak…  Bütün yollar sana açık, bak. Bak da gör nasıl  gözler var sonbaharda bile, umuda çiçek açmış,  yaprak dökmemiş…

 

 

Sana yürümek yakışır şimdi, Kalabalıklar   yaraşır

Senin gitmediğin yollarda yürümek yaraşır bana;

                            senin kalabalığında yalnızlık……….

 

 

 

                                                                             ferkul

Bu yazıya cevap ver