Mayıs, 2008 için Arşiv

kamyon edebiyatı

BU DA DERLEDİĞİM KAMYON YAZILARINDAN BİR DEMET
 
Hatalıysam yüz yüze konusalım.
Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza…
Gaz, fren, şanzıman halin duman…
Rahmetli de sollardı..
Bilmem bu gidişin dönüşü olur mu?
Rampada geçme beni düzlükte ezerim seni
Rampalarin ustasıyım,  gözlerinin hastasıyım
Karayollarında degil ,senin kollarında öleyim..
Sen doğan güneş,  ben yollarda çilekeş…
Yollar gidişime, kızlar duruşuma hasta..

Bütün suçu 2 kadeh rakı içmekti…
Senin havan varsa, benim [...]

Okumaya devam et »

köyümüze dönelim artık

 Yorgun  bir köylüyüm
Kalabalıklarda    unutulmuş.
Elimde   bavulum,
Yüreğimde    umudum,
Şehir    sevdasına,
Yollara    düşmüşüm…
Bin bir umutla çıkmıştım yola. Başka sandım, daha çok kazanır, daha çok yenilenir, sandım düşüncelerim… Topraktaki fidanlarım büyür sandım şehrin kalabalığında kaybolursam… Unuturum sandım Ayşe kadını, uzaklara karışırsam…
Bizim toprağımızda insanlar yağmurla beslenir, sevda kaşığımızda, şefkat kapımızda bekler yolunu… Selam bahçelere, tarlalara  serpilmiş çiçekler gibi, besler dostluklarımızı… Uzak bakışlarda [...]

Okumaya devam et »

ISLANMAK, YAŞAMAKTIR

                       
Koşturuyordum… Yağmur dışarıda yağıyordu, ben konuşuyordum. Aceleydi işim, günün her saatinde olduğu gibi, çok hızlı çalışmam, hızlı konuşmam gerekiyordu. Yetişmesi gereken şeylerin içinde telaşlı, yüksek sesle konuşuyordum, kendi sesimi duyuyordum, dışarıda yağmur yağıyordu… İçimde bir çok ses susuyordu… Yağmurun sesi, dışarıdan geliyordu, içeride koşturmaca bir hayat, koşturmaca bir türkü çalıyordu uzaktan, türküyü duymuyordum…Hiç türkü [...]

Okumaya devam et »

KONUŞURSAN

                

Susma,
 
Sen konuştukça cennet kokusu kaplar dünyayı… Kuşlarım kanat çırpar, yelken açar martılar denizler üstünde çığlık çığlığa… Sesinle baharlanır  toprak,  yeşillenir  baharlandıkca umutlar… Uyanır karıncalar uykudan… Dizelenir yollara sıra sıra, öbek öbek  yağar düşlerim. Yağmur gibi, sel gibi sesinle, ıslanırım… Islandıkça büyür  içimdeki yaslı çocukluğum…
 
Susma,
 
Sen konuştukça dünya adalet çiçekleriyle beslenir…  Kolu  kırılmış sevdalar, bağrı yanık [...]

Okumaya devam et »

YAZAR MISIN

Bana bir şiir yaz
Bahar olsun içinde
Tomurcuk açsın gülleri
Her mısrası özlemek olsun
Şarkı olsun gönüllerde
Yüreğime yazılsın adın
Kimseler duymasın…

Bana bir küçük gül ver
Kırmızı olsun
Seninle kanasın yaralarım
Kaderimde yazı olsun
Hasret koksun buram buram bakışın
Yemin olsun her adımın
Vazgeçmek olmasın…

 

 
Karanlıkta ışısın
Geceye ay olsun yüzün
Kaymayan yıldızın olsun
Buluta eş olsun hüznün
Bir güvercin uçur gökyüzüne
Bir dilek tut

İçinde ayrılık olmasın…

ferkul
8 eylül 2007-

Okumaya devam et »

Sana yürümek yakışır şimdi

Sana dinginlik yaraşır, bana yalnızlık şimdi… Dönülesi yollardasın, uzanası kollardasın… Yoksulluktan nasibini almış sözlerin… Yorulmuşsun biteviye yaşarmış’lıklardan… Gibilere tutsaksın şimdi…  Donakalmış ufuklarda gözlerin… Uzak bakışlı, durgun sular almış yüreğini… Kendi sularında yitik kalmışsın,  kendi sılanda garip… Yaralarını sen sarar olmuşsun, kendine kanar, aynalara yakarır olmuş yüzün…
 
Dört duvar bir odaya   adımlarını saymış yürümek bilmez ayakların… [...]

Okumaya devam et »

BİR GÜN ÖLÜRSEM

( Hiç düşündünüz mü kendi ölümünüzü?…  Kendi ölümüne, belki cenazesine ağlayanlar var mıdır acaba aklına getirdiği zaman benim gibi, bir başka kaçık var mıdır?.. Hani olur ya,  sevdikleriniz, sizi sevdiğini düşündükleriniz, geride kalanlar, ah vah ile, kimi sahte, kimi garip ve çaresizce bakışlar, düşünceli gözler… Hani olur ya, belki annenizdir yüreği parçalanan, (zaten en çok  [...]

Okumaya devam et »

kim olursan ol

                          
Eskitilmiş yaşamlar üzerine
 
(Yıpranmış bir sürü elbise gibi, bir zamanlar kullanıp da kıyamayıp bir kenara attığımız eşyalara benzeyen, biriktirdiğimiz bir çok şey var yaşamda… Ağırlığını üzerimizde taşıdığımız bir çok yük  oluyor çoğu zaman  eskittiğimiz yaşamımız… Yaşamın her anı, dakikası, eski bir film karesinden çıkmış gibi siyaha ve beyaza döndürmekten başka bir renge sığdırılamayan küçük  şeritler [...]

Okumaya devam et »

su gibi

             
Çare_siz
 
Sızıydı,
Eskiden…
Böyle olmazdı
Böylesine buruk…
 
Bir acı,
Çöreklendi,
Kaldı orada,
Kapladı,
Bütün kalbimi…
 
Her şeyden sonra;
Şimdi,
Bir çürük
Başladı yayılmaya
Kabuk bağladı yaralarım
Yıprandı yüreğim,
 
Büyüyor gitgide
Güç ister gibi
Renk ister gibi,
Hava gibi,
Su gibi.
        Bir  ses,
        Bir nefes
                     _de_
  Yok ki!….
 
 
                                 ferkul
 
                                 17 şubat 1989

Okumaya devam et »

İKİLEM

                   

Az önce senden geldim… Az önce sende yittim, kayboldu sende geçmişim, düşüm, çiçeğim, sende bitti düşlerim…
 
Az önce bir kadın doğurdu,yırtınırcasına bağırarak,dünyayı yıktı haykırışı,bir kız bebek gülümsedi ışığa,ağlayarak…Sen ağladığını sandın,halbuki dudaklarındaki gülümsemeydi, göremedin sesindeki sevinci.Sen neyi gördün ki zaten,neyde bütünledin kendini,nerede aştın yüreğinin gizemini,kimle paylaştın?Sahi sen,var mıydın,ben mi seni yarattım?…
 
Az önce geceydi, şimdi sabah oluyor, [...]

Okumaya devam et »