Sen ve Ben

                                 313899916_31f0a074c1_m1.jpg

               

                   

                                Sen ve  Ben 

          

                          İKİ  ŞİİRDE KALDI    

               YAŞAMIŞLIĞIM,                      

            BİRİ SENDE BİRİKTİ,                          

                   BİRİ BENDE                                      

                        YİTİP GİTTİ……   

 

 

 

Sen uzun günlerde kaldın,  uzak  yollara  yürüdün hep…Sıcak günlere sakladın  sevincini, yeniden doğmuşluğunu biriktirdin  yüreğine…Yüzüne yapıştı  mevsimler, inadına hüzün yaşatmadın içinde…Hiç bir  gülümsemek yakışmamıştır sendeki kadar, güzellik katmamıştır filizlenmiş beşinci mevsimlere…Senin  gülüşün gibi  hiçbir sevilmek yaşatmamıştır  suya susamışcasına sana koşan sevdiklerine…     

 

 

 

 

 

Leyla dedin, kerem dedin, dost dedin, kardeş dedin, senden bildin bütün insanları…Hepsi birer zakkum gibiydiler. Diken oldular, yalan oldular, yemin oldular, kötülük hanelerine taş biriktirdiler…Taşları gül sandın, dikenleri battı eline, kandın kokusuna, kokusu yeter, dedin…Hiç biri sen, olamadı…

 

 

Yine de sen kaldın, yıkanmış çamaşırlara verdin kızgınlığını, yıkadın…Asla  yüreğinde bitirmedin inancını, vazgeçmedin…Aykırı bir gündüz yaşadın gecelere inat… Kin  bilmediğin bir kelimeydi, unutulmuş, asla hatırlanmayan…Sözlükten çıkarıp attığın bir çok kelime gibi onu da attın ardına…

 

 

Sana ulaşmak kadar, seni sevmek de çok kolaydı…Saflığı bir madalyon gibi taktın göğsüne, verdikçe verdin, hiç almadan…Verdikçe kazandığını düşündün… Hayata yağdın durdun, sağnak yağmurlara döndü uzattığın eller…Yağmurlar yağdı, yeşerdi bütün ekinler, kimse fark etmedi senin kuruduğunu…Salkım söğütler altında kurumuş bir dala döndün şimdi…     

 

 

 

Ben, kısa kış güneşinde kaldım…Bir görünüp bir kaybolmuşluğu yaşadım soğuk mevsimlerde…Sıcağı sevmedim hiçbir zaman…Fırtınadan aldım enerjimi, bulutlu günlere verdim  gülmüşlüğümü… Sevinci  yaşatamadım,  umudu var kılamadım..Geçip gitti telaşlı günler ardında saklanmış sevinçlerim…

 

 

 

 

İsyanı söküp atamadım, bende kalan kıyametlerden…  Şarkılardan silemedim haykırışları..Umudu yaşatamadım…İnsanlara kanamadım, inanamadım, yarınlara, şaşırdım aşktan söz ettikçe insanlar, sevgiye inanmadım…Her gül, solmaya mahkum, kokusu nihayetinde bitecekti, biliyordum…Sonu olmayan hiç bir şey yaşanmazdı bu deli dünyada…

 

 

 

 

 

Vedasız bir gün dilerdim aslında, elimden geldiği kadar istediğim gibi’ye dönüşmüş bir sıcak, güneşli kış güneşine vermek isterdim nefesimi..Sıcak yaz günlerinde eriyip giderdim  çünkü .Yazdan kestim umudu, yüzümü soğuk rüzgara verdim…Buzdan olur çünkü kış  yürekleri, kara ve katı bir buz,  nasıl dayanır yaz güneşine erimeden? 

 

 

Tek yumurta ikizleri gibi aynı anda gülümseyen,  aynı anda ağlayabilen, özlemlerini aynı yaşayabilen bir yürek taşımıyorum…İki kişi var içinde, biri sen,  biri ben…Biri dün’de  kalmış, öteki yarınlara kucak açmış…

 

 

 

Biri gecede parlayan kuyruklu  yıldız, biri gündüz aydınlığında unutulmuş bir küskün sarmaşık dalı…

 

                  İkisi de ben’im…

Bu benim hayatım…Aynada yansıttığım yüz  iki kişiye  gülümsüyor…Gözlerimde  biriktirdiğim iki şiirin adı, sen ve ben…                

       

                 

                             Bu benim şiirim…                                                  

                      

                                         ferkul                                                            

  27 Haziran 2007 

Bu yazıya cevap ver