Nisan, 2008 için Arşiv

Susarsam kopar kıyamet

                                               
                                                                                  
Susarsam kopar kıyamet
Konuştukça çözülür bağım
Yeşerir dalımda çiçekler
Yerde toprak,
Gökte bereket,
Kelimelere açılır bahtım.
Sevgiye kucak açar noktasız harfler
Ben konuştukça ,yaşarım..
Susarsam kopar kıyamet!…
 
Suskunum,
Bu günler o günler değil,
Adını yarına yazdım,
Hüzne davetiye çıkarttım.
Kaldırdım resmini duvardan
Artık hiçbir şey yalan değil,
Özgürlüğe yelken açtı umutlarım,
Konuştukça kalabalığım.
 
Sen  seyret
Bir de haykırdığımı,
Dünyayı kapladı sessiz çığlığım,
Ben bir kadınım,
Sustum mu kopar kıyamet!..
                                     

   ferkul
 
                17.05.2007

Okumaya devam et »

dizilerde kaybolmak

                                                
 
DİZİLERDE KAYBOLAN KADINLAR
 
Bir haftayı buldu sanırım yazı yazamadım.İstemediğimden değil,vakit bulamadım ki!..Dizilerden…Sılası, bin bir gecesi,Avrupa yakası,geniş zamanları,iki ailesi derken, bir de baktım ki günler geçivermiş.Dikkat ettim de , en çok izleyicisi kadınlar, bu dizilerin…Dizi furyasında kendini bulan kadınlar…Yapışıp ekrana, dünyadan soyutlanan kadınlar…Yaşayamadıklarını dizilerde yaşayıp, üzülen,sevinen, kendini parçalayan kadınlar…
 
Nedir eksik olan yaşamımızda, bulduğumuz nedir, iki [...]

Okumaya devam et »

bilseydin

             

Uzak yollara yürüdün hep, uzak dağlarda uzak ufuklar seçtin kendine, uzak mutluluklar hedefledin, uzak yollarda yürümek istedin her zaman… Uzak gözlerde yaşadın kendini, uzak umutlarda kaybettin hayallerini. Uzaklarda  yitirilmiş bir küçük insandın, bulunmayı bekleyen, seni bekleyen, senden başkası olmayan bir uzak  yar, bir uzak dost bakıştı görebildiğin…  Mesafeler dolusu kilometrelerde var olduğunu bildiğin ama, [...]

Okumaya devam et »

GELDİM İŞTE, MEVSİM GİBİ

Çok uzaklardan geldim sana… Uzak yollar mı çekti, uzak gurbetlerin tutsaklığı mıydı beni sende yok_laştıran, bilmiyorum ama geldim sana… Kapıyı açacak mısın?.. Anlatmak için, konuşmak için  geldim, kendimi sende görebilmek için…  
Dinleyecek misin ?…
Yokuşlar çekti beni, uzak göklerdeki gruplar, kızıllıklar, mavi bulutlar, yakışıklı uzak deniz sandalları, güzel sarı güller… Çıktıkça ulaşılmayan dağlar, göremediğim kardelenler kesti yolumu, [...]

Okumaya devam et »

SALKIM SÖĞÜT

      
Her gün önünden geçtiğim salkım söğüt
Mavi bulut küsmüş sana
Bir gün olup,
Bakmaz mısın?
Toprağa çevirirsin yüzünü
Yere bakıp bakıp
Yorulmaz mısın?
Kilit vurup açtığım kapım
Her gün söylediğim şarkım
Kimileri çarptığım yüzün
Kapanıp kapanıp bir gün
Açılmaz mısın
Yüz yüze gelip de konuşmadığım
Her gün baktığım ayna
Yalan figan olur susuşun
Sade aydınlıkta mı bakışın
Ne gösterdin bir gün bana
Şikayetim çok senden yana
Kırılmaz mısın?
Koşup koşup yorulduğum
El uzatıp kol [...]

Okumaya devam et »

YAĞMURU TUTAMAZSIN

 
YAĞMURU  TUTAMAZSIN
 
 
Yıllarımı    verdim  suskunluğa…Günler, baharlar,  kışlar ve  yazlarca,  sesimde   kayboldu 
suskunluğum…Bakışı  uzak, hasreti  köylerde  kalmış   bir  kentteyaşar   gibiyim,   toprağa 
hasret,yeşile kanmış…Uzatsam ellerimi  dokunacağım  sanki   maviliklere, toprağın kokusunu
 memleket kokusu gibi  duyacağımneredeyse.Hiç bir zaman kokusuna  hasret duyacağım  bir köyüm  olmadı halbuki. En büyük hasretimi yaşadığım  evim ve   ailem  hariç…
                       
Yeniden doğmuş gibiyim, kalabalıklardan  sıyrılıp kendimi  daha  yeni   bulmuş, kaybolmuşluktan
 kurtulmuş bir sevinç var   gözlerimde parıltısı   gün ışığına  çıkmış… Umutlar   tükendi demişken  
tam,  bir  şeylerin  varsızlığını  umarsızlığa kaptırmışken, nefes  alan  kelimeler, virgüller 
varmış henüz [...]

Okumaya devam et »

DOSTA KANMAK ZAMANI

 
 
            
DOSTLARIM    OLMADAN       ASLA!
Dostlarım var_dı. Yüreği  kendinden  yüce…Dostlarım var_dı  omzunda ağlayabildiğim… Dostlarım vardı benden öte, kendinden veren…Binlerce parca benliğinden, fazlasıyla sencil…Sanmıştım  hep öyle sürecek, bütün zamanlarda bende kalacak gözleri.  Kaybolan  yıllarla birlikte sönüverdi  birdenbire yanıp kayan  yıldızlarda, bir   varmışa döndü  hikayeleri….Hepsi masal  mıydı?…Yalan mıydı sevgi dedikleri ? Sırat  köprüsünden de  mi inceydi, o bütün  mavi  
bulutları kaplayan  kocaman   gökyüzü?…
Suya  yansıyan  güneş,   geceye  mi  çevirdi  yüzünü? Nereye gittiler,  sahi  sahiden  var  mıydılar?  Kana   kana  içtiğim sular  kadar  da  mı  gercek  olamadılar? Yoklukların  içinde  var_    mış  gibi  mi  yaptılar?  Mışlarda  mı   kaybolmuş bütün   düşlerim?
                                      Bu kadar    kolay   mı  aldanmak?
                                       Aldanmışlığa   yenilmek?

Hangi   gerçek  yok  etti  o hayalleri.? Hangi   sahici  yalan dostyüz  gerçekimsi   [...]

Okumaya devam et »

ÖZGÜRLÜK NEREYE DÜŞER

 

Bir küçük kar tanesiydi, bulutların arasında, özgürdü, her gün açıp kapattığı gözünün önünde serilip giden bir yaşamın içindeydi sadece… Nerede olduğunun, nasıl olduğunun önemi yoktu… Özgürlüğün, kar olup yağmanın ne olduğunu bilmeden yaşıyordu… Henüz düşmemişti toprağa, kokusunu bilmiyordu… Soğuk bir mevsimin parçasıydı, çimenlere düşmeyi düşünemezdi bile, görmemişti ki hiç, yaz nedir, sıcakta terlemek,baharda papatyalar arasına [...]

Okumaya devam et »

HOŞGELDİN GÖZLERİME ÇİÇEK AÇMIŞ BAHAR!

      
HOŞGELDİN GÖZLERİME ÇİÇEK AÇMIŞ BAHAR!
22/4/2
                                                                  (bir yılda çok şey değişti,
hiç bir şey değişmedi,
değişen ve değişmeyen
her şey içinde
 hala ben varım,
buradayım…)
            
BAHARA DAİR
 
Gerçek baharlar  burada yaşanmıyor.Çiçek açsa da beton duvarları arasında bir kaç ağaç.. Baharın ortasında bulamıyorsunuz kendinizi.Güneşi getiren  hiç bir gün, baharın neşesinden yana hiç bir çiçek açtırmıyor yüreklerde.Halbuki neşesiz [...]

Okumaya devam et »

 
Bir fırtınaydı, belki bir bora, kim diyebilir ki hortum değildi?… Esti, esti, kavurdu, gecti.
Zor, kelimesinin , sabır ve şükür etmenin anlamını öğretti, belki de gerekliydi…
Zamanı da gelmişti, kim diyebilir zamanı değildi?..
Küçük değildi, önce esti, bir meltem gibi, sıcaktı.
Sonra büyüdü, devirdi, yıktı, parçaladı, sanki hiç bitmeyecek gibiydi, bitti…
Birden bire kavruldu ortalık, gündüzde bile karanlığı görmek gibiydi, [...]

Okumaya devam et »